Ahmet Haşim Merdiven Şiirinin Özellikleri

Mart 14, 2011 – 8:49 am

güller,

Durur alev gibi dallarda kanlı bülbüller,

Sular mı yandı? Neden tunca benziyor mermer?

Bu bir lisân-ı hafidir ki ruha dolmakta,

Kızıl havaları seyret ki akşam olmakta…

Haşim’in yaşam felsefesi, şiirlerinde kendini göstermektedir. Çünkü onun şiirleriyle iç dünyası ve ruhsal yapısı arasında ciddi paralellikler vardır. Onda “hayal” önemlidir. Hayal alemi, gerçeklerden kaçıp sığındığı ayrı bir dünyadır ve şiirlerinde kendini hissettirir.

Ahmet Haşim, sanatçı yönü itibarı ile hep sarı, kırmızı ve siyah renkleri kullanan bir kişiliğe sahiptir. Kırmızıyı kızıl, kan, gül ve alev gibi kelimelerle ifade etmektedir. Şair, eserlerinde akşamın alev ve kan kızıllığı ile kendi evrenini süslemektedir.

Şiirde sular, ağaçlar, kuşlar kısaca bütün tabiat akşam vakti bambaşka görünmektedir. Şair gerçek dünyayı değil, bu dünyanın kendinde uyandırdığı izlenimi şiirleştirir. Şiirin geneline hüzün ağırlıklı bir akşam hâkimdir.

Şair “merdiven” sembolüyle insan ömrünü anlatmak istemiştir şiirde. Çıkılan basamaklar arkada kalan yıllardır. Şiirde ömrün son devresi anlatılmaktadır. Bunu “ağaç, ağlamak, güneşin gruba meyletmesi, akşam vakti ve sararmış yapraklar”dan anlıyoruz. İnsanın, hayatının son dönemlerindeki fiziki görünümündeki değişimler şairin ifadesinde, şeklinde belirmektedir. Bu da şaire hüzün vermektedir. Bu hüzün dizelerinde kendini hissettirmektedir.
Bu şiirde de sembolist özellikler ağır basar. Şair şiirde duygularını açıkça belirtmeyerek, birtakım sembollerle kendi şiir anlayışını da yansıtır; çünkü onun şiir anlayışına göre şiir anlamdan çok, musikiye yakın olmalıdır. Ayrıca bunu yaparken söz sanatlarından da yararlanır. “Merdiven” sözcüğüyle istiare yapılmıştır. Bu sözcükle “hayat yolu, yani insan ömrü” anlatılmak istenmiştir. “Sular mı yandı? Neden tunca benziyor mermer?” derken tecahül-i ariften yararlanmış; dizesinde gülün akşam güneşiyle aldığı rengi, kan rengine benzetmiştir Gülün daldaki duruşu ve renginin de kanayan yaraya benzetilmesi şiirdeki ahengin sağlanmasında önemli rol oynamaktadır. Sanatçı, söz sanatlarından ve sembollerden yararlanarak yoruma açık bir şiir yazmıştır. Bu şiirde

ler okuyana göre yorumlanabilir.

 

Şiir, aruzun “mefâilün, feilâtün, mefâilün, feilün (fa’lün) kalıbıyla yazılmış. Şiirin genelinde “r” sesi çokça kullanılarak aliterasyonla ses ahengi sağlanmıştır. Uyak ve redifleri başarılı bir şekilde kullanılmıştır. Ayrıca şair, bir ressam titizliğiyle yansıtmıştır doğayı:

Gruba yakın bir vakitte merdivenlerden yavaş yavaş çıkan biri… Etrafa saçılmış sarı yapraklar… Suların sararması, nesnelerin belirgin çizgilerini yavaş yavaş kaybetmesi… Kızıl bir şekle bürünen güneşin etkisiyle suların yanıyor gibi görünmesi… Bütün bunlara ek olarak bu tabloyu tamamlayan karamsarlık, korku ve hüzün.

Benzer YAZILAR

Yorum yazabilmek için giriş yapmalısınız.