Ünlü Türk Efsaneleri

Mart 9, 2011 – 2:28 pm

Ünlü Türk Efsaneleri halk efsaneleri ; halkın içinden çıkan kahramanlar halk destanlarını ve ya efsaneleri oluştururlar.Bu efsanelerden Bazıları Aşağıda verilmiştir

ÇOBAN BABA EFSANESİ

        Halk tarafından anlatıldığına göre; Çoban Baba Hz. İbrahim Peygamber’ in çobanıymış. Sürü otlatırken bir koyun sürüden ayrılmış. O da koyunu takip ederek ilçemize kadar gelmiş. İlçe merkezinin doğusunda bulunan mezarlığın altına geldiğinde koyunu tutmuş ve şöyle demiş; ” Bre hayvan! Bana acımadınsa kendine demi acımadın?” Koyun orada kaybolmuş. Koyunun kaybolduğu yerden su çıkmış(Yöre halkınca Cuma akşamları buradan süt aktığı söylenir). Çoban Baba da oraya yerleşmiş zenginlerden almış fakirlere dağıtmış. Diğer bir efsaneye göre de Çoban Baba, Moğollar Anadolu’ yu işgal edince Hacı Bektaşi Veli tarafından ilçemize gönderilmiş, “git oradaki halkı irşat et, halkın göç etmesini engelle! Bu istila bitecek, insanlar ferah olacak” demiş. Oda ilçemize gelmiş aşevi kurmuş yoksullara yedirmiş, içirmiş ,giydirmiş… Bu halka sahip çıkmış.
 

ELTİ HATUN EFSANESİ

        Mazgirt ilçe merkezinde bulunan Elti Hatun türbesi ile ilgili efsaneye göre, Akkoyunlu hükümdarı Uzun Hasan’ın kız kardeşi olan Elti Hatun, yılanlardan çok korkarmış. Vasiyetinde, öldüğünde yılanların kendi vücudunu yememesi için zincirle tabutunun tavana asılmasını istemiş. Ancak ölümünden bir süre sonra tavana asılı olan tabuta yılanların girdiği görülmüş ve tabut yere indirilerek bugün bulunduğu kabrine konulmuş. Türbe yöre halkınca ziyaret edilir. Mumlar yakılır.
 

BAĞIN KALESİ EFSANESİ

        Yöremiz halkından edilen bilgiye göre, ilçemizin Dedabağ köyünde bulunan Bağın Kalesi’nde Selçuklular döneminde, Sultan Alaaddin Keykubat, yörede yaşayan ve ermiş bir zat olarak tanınan Hacı Kureyş’ ten bir takım kerametler ister. Kureyş’ in gösterdiği keramatlere inanmayarak Kureyş’ i kızgın bir fırına atmaya karar verir. Kureyş bu teklifi kabul eder ve yanında padişahın adamların dan bir şahıs alarak fırına girer. Rivayete göre 3 gün fırında kalırlar. Fırının kapısı açıldığında Kureyş’ in sakalının buz tuttuğu yanında bulunan şahısın da her tarafının külden bembeyaz olduğu ve ikisinin de sağ olduğu görülür (Hatta yanındaki zatın elinde üzüm olduğunu da anlatanlar vardır). Yanındaki şahısa O günden itibaren Derviş Gerv (Boz Derviş) ismi verilir. Bu mucizeler karşısında, Alaaddin Keykubat tarafından ikiside serbest bırakılır ve bu olaydan sonra kendilerine saygı duyulur.


 

YÜRÜYEN DUVAR EFSANESİ

        Bu efsane, ilçemiz Darıkent bucağında geçer. Kureyş Baba adında ermiş birisi, bileğine doladığı yılanı kamçı yaparak bir ayıya binmiş geliyormuş. Bu sırada duvar örmekte olan Baba Mansura, kendisine bir keramet göstermesini istemiş. Oda yaptığı duvara binerek yürütmüş. Kureyş Baba, Mansur’ un bu mucizesine hayran kalmış ve ona “siz cansız duvara can verdiniz” diyerek Baba Mansur’un elini öpmüş. O günden sonra, kureyş sülalesinden olanlar mansur sülalesinden olanlara hürmet etmişlerdir.
                                    5.Golan Efsanesi:

     Golan Kaplıcaları civarındaki kayalıklarda bir çift geyik yaşarmış.Avcılar bunları vurmak istemişler.Bunlardan birini vurarak kayanın tepesinden suya (Peri Suyu) düşürmüşler.Diğer geyik kayıplara karışmış.Efsaneye göre kayıp geyik her yıl gelerek kayalıkların tepesinden suya doğru sesler çıkarmaktadır.Sudan da cevabi sesler gelmektedir.Bu karşılıklı seslerden sonra suyun bir can aldığına inanılmaktadır.          

                                                    6.Yücekonak Efsanesi:

     Yücekonak ’ta bulunan gölle ilgili olarak anlatılır:

      Adamın biri, otlaması için atını gölün kenarına bağlar. Gölden erkek bir atın gelip onun atıyla çiftleştikten sonra tekrar göle girdiğini görür. Bir yıl sonra atın bir tayı olur. Adam güzel olan bu tayı çok sever. Atını ve tayını alarak tekrar aynı yerde bağlar. Yine gölden çıkan at gelir ve bu defa tayı alarak sulara karışır.  

               7.Kuriş Baba Efsanesi:

          Çelekas (Balcalı)‘daki Kuriş Baba mağarası için anlatılır: Çok eski zamanlarda bir savaş olur.Kuriş Baba atıyla kaçarak bir rivayete göre kendisinin oyduğu, başka bir rivayete göre Allah tarafından oyuk hale getirilen sadece kendisi ve atının sığabileceği büyüklükte bir mağaraya sığınır. 40 gün 40 gece yemeden içmeden orada saklanır. Daha sonra askerler tarafından bulunur.Bu sürede yemeden içmeden nasıl yaşadığını sorarlar. İçlerinden biri ermiş olduğunu söyleyince padişah: -“Deneyelim, eğer ermiş kişi ise kendisini kurtarır.”der. Götürüp ateşle kızdırılmış fırına atarlar. Ertesi gün gelip baktıklarında donmak üzere olduğunu görürler. Ermiş olduğuna inanılır ve serbest bırakılır.

Benzer YAZILAR

Yorum yazabilmek için giriş yapmalısınız.